İSTANBUL / TEKHA
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) tarafından düzenlenen Siyaset Okulu programına katılarak Türkiye’nin demokratikleşme süreci, vesayetle mücadele ve yeni anayasa ihtiyacına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, terörle mücadelenin sadece bir güvenlik meselesi değil, hukuk devletinin bekası için bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin yakın siyasi tarihindeki krizlere ve darbe dönemlerine dikkat çeken Bakan Gürlek, milli iradenin her türlü müdahaleden güçlü çıktığını belirterek şöyle konuştu:
“Yakın siyasi tarihimizde birçok trajediler vuku bulmuş, demokrasimiz ciddi rahatsızlıklar yaşamış, siyaset kültürümüz olgunlaşmaya bile fırsat vermeden yaratılan krizlerle karanlık dehlizlere doğru itilmiştir. Her defasında millet inancını korumaya devam etmiş, sabırla ve vakur bir şekilde siyasetin en önemli çıkış yolu sandıkta millet üzerine kurulu oyunları bozmayı becermiştir.”
Darbelerin toplumsal hafızada bıraktığı tahribata değinen Bakan Gürlek, vesayet odaklarına karşı milletin duruşunu şu sözlerle ifade etti:
“Darbecilerin ve cuntacıların anlayamadığı şudur; tarihin onlara yaptıklarının yanlış olduğunu defalarca yüzlerine vurulmasına rağmen milletimizin teslim olmayışı, geri çekilmeyişi, aşağılanma hislerinin yok oluşu ve millet aklının her defasında ayağa kalkarak vesayet duvarını yıkabilmesi tarihi bir gerçek olarak her seferinde ortaya konulmuştur. Zamanı geldiğinde milli iradenin yansıdığı seçim sandığının kurulmasıyla birlikte millet elindeki tek argüman olan hür seçim atmosferini çok iyi kullanmayı bilmiştir. Bu millet sandıkla konuşur, iradesini yeniden ortaya koyar, kendisine çizilmek istenen sınırları aşmasını bilir ve her seferinde kendi içinden yeni bir başlangıç iradesi çıkararak yoluna devam eder.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi mücadelesinin Türkiye için bir dönüm noktası olduğunu kaydeden Gürlek, “Hiç kuşkusuz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yeni bir dil, yeni bir üslup ve yeni bir umutla milletin gönlünden yeşermeye başlıyor. İstanbul’da başlayan o yürüyüş, sıradan bir belediye hikayesi değildir. O gün atılan adım, yıllarca bastırılmış bir iradenin, yıllarca ötelenmiş bir özgüvenin, senelerce sesi kısılmış bir milletin yeniden şahlanışıdır. ‘Sessiz çoğunluğun sesiyiz’ haykırışıdır” dedi.
Türkiye’nin küresel siyasetteki konumunun değiştiğini ve artık stratejik bir oyun kurucu olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Siyasette muktedir olamıyorsanız ideallerinizi yansıtmanız mümkün değildir. İşte Türkiye’nin kaderi, vesayet sistemimizin kalıntıları bu ülkeden süpürülüp atmakla değişti. Türkiye’nin kaderini değiştirmek aslında dünyanın ve bölgenin kaderini değiştirmekle aynı anlama gelmektedir. Artık uluslararası sistem sadece Doğu – Batı ekseniyle açıklanmayacak kadar katmanlı, girift ilişki merkezleriyle çok aktörlü bir yapıya dönüşmüştür. Gücün kaynağı sadece askeri kapasite değil, savunma sanayi, enerji hatları, ticaret yolları, lojistik merkezler, stratejik geçiş noktaları, güçlü demokratik ortam ve güçlü hukuk devleti yapılanmalarıyla mümkündür. Türkiye bütün bu özelliklere sahip olduğunun farkına varıp yeni oyun düzeninde hak ettiği yere ulaşmak için en hızlı şekilde hareket etmektedir. İşte bu yeni denklemde Türkiye emir alan değil, emir veren, kurulu oyun düzeninde pasif bir aktör değil, kendi milli çıkarları için oyun kuran, içine kapanık halinden çıkarak dünyanın her yerinde konulara müdahale eden halen fikren ve fiziken güçlü bir konuma gelmiştir. Türkiye artık bulunduğu coğrafyayla tanımlanan küresel ölçekte her yönüyle stratejik akıl üreten bir aktördür. Türkiye artık yön verilen değil, yön tayin eden, dengeye tabi olan değil, denge kuran bir ülkedir ve bu Türkiye’nin mimarı Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. Türkiye artık masada yer arayan değil, baş köşede oturan, masayı kuran ülke konumundadır. Ancak şu hususu unutmamak gerekir; şer ittifakları asla uyumaz. Bugün Gazze’de yaşananlar yakın coğrafyamızın zulüm düzeni ve küresel hesapları bize şunu göstermektedir. Güçlü olmayanın adaleti olmaz.”
Terörün demokrasi üzerindeki baskılayıcı etkisine dikkat çeken Bakan Gürlek, “Terör bir ülke için bir ülkenin canına kasteden bir tehdit değildir aynı zamanda demokrasiyi zayıflatan, kalkınmayı sekteye uğratan, hukuk vesayetini baskı altına almayı hedefleyen ve siyasi hayatımız üzerinde kurulacak vesayetlere zemin hazırlayan çok büyük bir tehdittir. Bu nedenle Terörsüz Türkiye sadece bir güvenlik politikası değil, aynı zamanda güçlü hukuk devleti, sağlam demokrasi ve sürdürülebilir bir kalkınmanın ön şartıdır” ifadelerini kullandı.
1982 Anayasası’nın mevcut ihtiyaçları karşılamadığını belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni anayasa çağrısını yineleyerek, “Anayasa bir devletin sadece yönetim çerçevesi değil, aynı zamanda millet ve devlet arasındaki hukuki ve ahlaki sözleşmeyi ifade eder. Bugün geldiğimiz noktada ulusal güvenlik tehditleri, toplumsal barış, değişen dünya şartları, gelişen toplum yapısı, artan hak ve özgürlük talepleri karşısında mevcut anayasamız maalesef yetersiz kalmaktadır. Yeni bir anayasa zorunluluktur” dedi.
GÜNDEM
03 Mayıs 2026SPOR
03 Mayıs 2026GÜNDEM
03 Mayıs 2026SPOR
03 Mayıs 2026SPOR
03 Mayıs 2026GÜNDEM
03 Mayıs 2026GÜNDEM
03 Mayıs 2026
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7634 kez okundu
2
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4581 kez okundu
3
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
2679 kez okundu
4
Putin’den Ermenistan’ı yıkan açıklama: Karabağ Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçasıdır!
1755 kez okundu
5
Kıvanç Tatlıtuğ’dan evliliğine dair çok çarpıcı röportaj.
1660 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.